Verjin Şabcı ”Batıdan Doğuya İzlenimlerim” Resim Sergisi

Verjin Şabcı ‘’Batıdan Doğuya İzlenimlerim’’ ismini vermiş olduğu resim sergisi ile 6 - 22 Ekim 2016 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

e-davetiye-kopya

Verjin Şabcı, Derinlikler Sanat Merkezi’nde açtığı sergisinin amacını; ‘’sanatseverlere ve dostlarıma, Portekiz’den başlayıp Erivan’da sona eren küçük keyifli sanatsal bir yolculuk yaptırabilmek, batıdan doğuya doğru gördüğüm birçok ülkenin bende iz bırakan güzelliklerini, duygularım ve hayal gücümle harmanlayıp şekillendirerek sizlere aktarmak istedim, umarım başarabildim’’ diye açıklıyor.

Sanatçı Verjin Şabcı, Arshile Gorky Liyakat Nişanı sahibidir, bu madalya 4 Mayıs 2011 tarihinde Ermenistan Diaspora Bakanı Bayan Hıranuş Hagopyan tarafından kendisine verilmiştir.

‘’Resim sanatı tuvale nakşedilmiş felsefedir.’’  Verjin Şabcı

Sanatçı sergi süresince 13.00 - 18.00 saatleri arasında galeride olacaktır.

Verjin Şabcı

İstanbul’da doğan Verjin Şabcı, Sankt Georg Avusturya Kız Lisesi mezunudur.

Resim sanatına karşı ilgisi okul çağlarında başladı ve ilk denemelerini bu dönemde yaptı. Ancak 1974 senesinden itibaren resim çalışmalarına sürekli ve ciddi olarak ressam Kristin Saleri nezdinde yürüterek 5 sene müddetle devam ettikten sonra 1980-86 yılları arasında İstasyon Sanat Merkezi Prof. Sabri Berkel Atölyesinde resim eğitimini geliştirdi ve olgunlaştırdı. Başta İstanbul olmak üzere Ankara’da, Rusya’da (Erivan), Almanya’da (Berlin), Yunanistan’da( Atina), Avusturya’da (Viyana), Avusturalya’da (Sydney) ve Fransa’da (Paris) kişisel sergiler açtı, ayrıca Ankara ve Anadolu’nun çeşitli yörelerinde karma sergilere katıldı.

Verjin Şabcı spontane bir tavırla, kendine özgü bir dil yaratarak, belli bir ritim içinde, figürden kopmadan, klasik çalışmaların ötesine geçerek, bazen deformasyonlara önem vererek resim çalışmalarını gerçekleştirmektedir.

Resimleri çeşitli özel koleksiyonlarda (yurtdışı ve yurtiçinde) bulunmaktadır. Sanatçı İstanbul Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği üyesidir.

Sanatçının yer aldığı kitaplar: Başlangıcından günümüze Ermeni Resim Sanatı-Mayda Saris, Ermeni Portreleri-Hüdavendigar Onur, Yoksulluk ve Sanat-Türkiye İsrafı Önleme Vakfı.

Kendisine, çeşitli Kurumlardan teşekkür belgeleri ve “Dünyada Yoksullukla Mücadele” konulu resim sergisine bağışlarından dolayı TİVSA tarafından Onur Belgesi verilmiştir.

Sanatçı, halen çalışmalarını serbest olarak atölyesinde sürdürmektedir.

Etiketler:

Kategori:Sergi

Reza Assad Nassab (Arta) Resim Sergisi

adsiz-kopya

İran Çağdaş Sanat Müzesinin Onursal Üyeliğini kazanmış ve birçok eseri müze koleksiyonunda yer alan, Reza Assad Nassab (Arta) kişisel resim sergisi ile 7 -25 Haziran 2016 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

Etiketler:

Ömer Muz ”Bir Yanım Anadolu” Resim Sergisi

Ömer Muz ‘’Bir Yanım Anadolu’’ ismini vermiş olduğu resim sergisi ile 5 - 28 Mayıs 2016 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

e-davetiye2

Sanatçı, 1957 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini aynı kentte yaptı. 1977 yılından başlayarak çeşitli medya kuruluşlarında grafiker, ressam ve karikatürist olarak yer aldı. Sonraki yıllarda yurt dışındaki çeşitli yayın kuruluşlarının çıkarttığı yayınlara kapak illüstrasyonları ve çizgi romanlar yapmaya başladı.

Özellikle 1980’li yıllardan itibaren ülkemizde gösterime giren birçok ünlü filmin afiş çalışmalarını yapmış çocuk dergilerine kapak ve yayına çizgi romanlarla birlikte günlük gazetelere karikatür çalışmaları ile medya da yer almıştır. 90’lı yılların başlarında kısa bir dönem İtalya’da da bulunan sanatçı yurda dönüşünde suluboya çalışmalarına ağırlık verdi. New York, California, Paris ve Viyana’da özel koleksiyonlarda resimleri bulunan sanatçı yapıtlarını güçlü ve sağlam tekniğinin yanı sıra empresyonist bir tavırla belgesel tadında yorumlamaktadır.

Çevre gözlemlerine dayanan ustalığını kolay anlaşılabilir bir fırçayla dillendiren sanatçı kendisinden çok önce gelmiş, Türk resim sanatının izlenimci ressamlarından Hoca Ali Rıza Üsküdarlı Cevat, Hikmet Onat gibi ekol olmuş bir kuşağın izini sürmektedir.

Rahmi M. Koç’un kaleminden Ömer Muz

‘’Ömer Muz, mütevazı bir geçmişi olan büyük bir sanatkârdır’’

Ömer Muz’u müzeyi kurarken tanıdım, bize müthiş resimler yapmıştı. O zamandan bu zamana şahsi dost olduk. Yalnız ısmarladığım resimlerden değil, sergilerinden de resimler aldım. Ne var ki tanıdıkça fiyatları arttı tabii o bu fiyatları hak ediyor.

Gördüğüm Türk ressamlarından suluboyayı en iyi kullanan sanatkârdır. Resimlerinde canlılık, hareket ve şahsiyet vardır. O mütevazı bir geçmişi olan büyük bir sanatkârdır. Tablolarının albenisi vardır ve suluboya resimden anlayanları cezbeder. Hele bir de resmini kendi ağzından dinlerseniz ve size izah ederse başka türlü hayran kalırsınız. Sempatik ve cana yakın kişiliği onu resmin ötesine götürmüştür. Şahsiyeti resimlerine aksetmiştir.

Kış resimleri dahi sıcak ve insanı çeker. Kendinizi resmin bir parçası sanırsınız. Bu hissi uyandırmak her ressamın harcı değildir.

Ömer Muz’un resmini aldığınızda sadece resim satın almazsınız kendisinin de bir parçası beraberinizde gelir.

Bu nedenle suluboya tablo sevenlerin koleksiyonlarına bir Ömer Muz imzalı resim almalarını tavsiye ederim.

Etiketler:

Kategori:Sergi

Ebülfez Ferecoğlu ”İstanbul’un Palet Arkası” Resim Sergisi

Ebülfez Ferecoğlu 7 - 30 Nisan 2016 tarihleri arasında ‘’İstanbul’un Palet Arkası’’ ismini vermiş olduğu resim sergisi ile Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

adsiz

Ressam Ebülfez Ferecoğlu, bu sergisinde sergiye verdiği esprili isim gibi, yaşadığı ve çok sevdiği şehir İstanbul’un, zaman zaman göremediğimiz ya da farkında olamadığımız adeta ‘’perde arkası’’nı ele almıştır.  Bunu da İstanbul’un tarihi, mimari, sosyolojik, psikolojik, idari ve günlük hayatını kendi has avangard üslubunu kullanarak gerçekleştirmiştir.

Sanatçı eserlerindeki şehir görüntülerinde mimari net görüntüyü vermemektedir. Aksine eriyen bir şehir gibi yansıtıp, aradan da İstanbul’un sembolik tarihi yapılarının izleyiciye selam verir gibi muzipçe görünmesine izin vermiştir. Ressamın bunu yapma nedeni de, tarihi estetik yapıların birer birer yıkılıp, yerine beton, estetikten ve şehrin ruhundan uzak yeni binaların yapılmasına duyduğu üzüntüdür. Geçen zamanın getirdiği olumsuz değişimle beraber şehir insanlarının nasıl küçük alanlara sıkıştırıldığını ve bunun getirdiği mutsuzluğu da yansıtmaktadır. Bunun yanı sıra kendi yaşadığı, teknolojik çağın getirdiği modern ve çağdaş yaşantıyı da göz ardı etmeden işlemiştir. Belki de sanatseverler İstanbul’u daha önce hiç bu açıdan, hiç bu renklerle ve hiç bu fırçadan görmedi.

Zengin ve düşündüren kompozisyonları, renk ustalığı, çağdaş, modern, bir o kadar da mistik kavramsal eserleriyle sanatçı Ebülfez Ferecoğlu bir kez daha sanatseverleriyle buluşuyor.

Her zaman olduğu gibi eserlerinde yine kompozisyon ağırlığının ön planda olduğu sergide akrilik ağırlıkta olmak üzere yağlıboya ve grafit eserler de yer almaktadır.

Etiketler:

Kategori:Sergi

7 İmge Resim Sergisi

7 Sanatçının işlerini 7 sembolizması altında toplayan  ‘’7 İmge’’ sergisi 10 Mart - 2 Nisan 2016 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

7-imge-kopya2

Yedi; tamamlanmışlığın, bütünlüğün, birliğin, göksel uyumun, devriliğin, tekamülün mükemmel düzenin, Göksel Yönetim’in İşlevselliği’nin sembolü olarak bilinir.

Tam bir periyodu veya siklusu ifade eder. Eril olan üç ile dişil olan dördün evliliği olarak da ifade edilebilen yedi sembolünün, dünyanın meydana getirilişini de sembolize ettiği görülmektedir.

Yedi kozmik aşama, yedi gök, yedi cehennem, yedi ana gezegen, evrenin devriliği, güneşin ışınları, insanın yaş dönemleri, bilgelik sütunları, gökkuşağının ay bölümleri, haftanın günleri, müzik notaları, dünyanın harikaları vs. gibi sembollerle ilişkilendirilir. Ayrıca yedi rüzgar, yedi deniz, yedi iklim, yedi yaş, yedi çöl, dünyanın yedi harikası ve yedi bilge insan vardır.

Yedi, üçten sonra Orta Doğu’nun kadim uygarlıklarına ait kutsal sayıların en önemlisidir. Sayı, 28 günlük ayın dört haftaya bölünüşünden ya da yedi gezegenden (Güneş, Ay, Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs ve Satürn) ortaya çıkıyor denebilir.

Budizm’de, yükselmenin ve en yüksek olana erişmenin, merkeze ulaşmanın sayısıdır. Yeni doğan Buda, bunun son doğuşu olduğunu ifade etmek için 7 uzun adım atar. Arınmayı yedi yıl boyunca arar ve meditasyon için altına oturmadan önce Buda ağacının çevresinde 7 tur atar. 

Hinduizm’de, Brahmanlar’ın Yedi Mücevheri ve tufandan önce yedi tanrısı ve onları koruyan yedi bilge adam vardır.

Hıristiyanlık’ta, Tanrı, yaratılışın altı ışının merkezindeki yedinci ışınla temsil edilir. Yedi ayin, ruhun yedi armağanı, teolojik ve temel erdemlerin yedi tanesi (3+4 olmak üzere) vardır, ölümcül günah, Araf’taki yedi sıra veya dağ, yedi sosyal bilim, gezegenleri kapsayan kristal küreler, büyük peygamberler, Varlığın Melekleri, İsa’nın kovduğu kötülükler, Meryem’in sevinçleri ve ıstırapları, Hıristiyan aleminin uğrunda mücadele verdikleri, erken dönem kilise konseyleri ile ilişkilendirilir. Yeni Ahit’te yetmiş kere yediye kadar bağışlamaktan söz edilir.

Yahudilik’te, bu tradisyonel sayı *Menorah’ın (*Yedi kollu şamdan) yedi kolunda yankılanır. Kabala’da yedi kollu şamdan Gökyüzünün Yeryüzünü yedi aşamada, yedi ayrı organizasyonda yönettiğini ve Göksel Yönetim’in yedi ayrı aşamasını anlatır. Eski Ahit’teki ünlü bir “yedi sahne” de aynı zamanda ilahi öfkeyle ilişkilendirilir: Yedi rahip yedi koç boynuzuyla Jericho’nun duvarlarını yedi günde çevirmiştir.

Mısır’da, kader tanrıçaları olarak yedi Hathor vardır ve Hathor Rahibeleri’nin yedi kavanozu vardır, Ra’nın yedi kızı yedi tunikleri üzerine yedi düğüm atmışlardır, Ra’nın yedi şahini yedi bilgedir, boğayla birlikte yedi inek doğurganlığı temsil eder.

Çin’de, çok kullanılan ejderha motifi, yedi başlı ejderle bütünleştirilerek pek çok yerde hem arınmanın hem yükselişin ve hem de inisiyatik öğretinin, içsel yolculuğun, nefsin ateşini söndürmenin sembolü olarak kullanılır.

İslam’da, ilk mükemmel sayıdır. Yedi gök, yedi iklim, yedi dünya ve deniz, yedi renk, yedi peygamber, kalbin yedi aktif gücü, hali ve yedi durağı vardır. Kabe yedi kez tavaf edilir ve bu Tanrı’nın yedi özelliğini temsil eder. İslam yedi sembolünün önemini pek çok yerde vurgulamıştır; örneğin Kuran’a göre Allah cenneti ve dünyayı yedi katlı yaratmıştır. Kuran yedi anlamlıdır ve namazdaki bir rekat yedi bölümden oluşur. İslam’ın ezoterik yorumlarında İlahi isimlerin taayyünlerinin sureti olarak açıklanan, aşkla kendinden geçmiş yedi melek vardır.

Mesnevi’de, yedi yıldızın yedi aklından söz edilir. Tasavvuf yolunda yedi makam veya yedi vadi, dünyanın pek çok yerindeki mistik tradisyonlarda yaygındır. Yedi, manevi üç ve maddi dördün ideal bir birleşimidir ve bu nedenle en mükemmel hayat yolunu işaret eder. Yediyle kutsanan kişi, mükemmel hayat yolunu bulmuş demektir.

Etiketler: , , , , , ,

Kategori:Sergi

Berkan Baltaş ”Damgalılar” Resim Sergisi

Berkan Baltaş,  11 Şubat - 5 Mart 2016 tarihleri arasında ‘’Damgalılar’’ isimli resim sergisi ile Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

occ88nkapak-kopya2

1990 Zonguldak doğumlu sanatçı, Memet Güreli atölyesinde desen eğitimi aldıktan sonra 2011 yılında Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Görsel Sanatlar bölümüne girmeye hak kazandı. Lisans eğitimi süresince heykel, baskı resim, yağlı boya gibi pek çok farklı medyumu tecrübe etti.  2015 yılında Prof. Balkan Naci İslimyeli Atölyesinden mezun olarak lisans eğitimini tamamladı.

Farklılıklarımız benliğimizi, kültürümüzü, yaşam pratiğimizi belirler. Tuvallerin en mahremi insan vücudu yüzyıllardır bu farklılığa dövmeler eşliğinde ev sahipliği yapmaktadır.

Dövme, vücuda işlendiği andan itibaren ölümsüzleşir, ebediyet kazanır ve insan vücudunun bir parçası haline gelir. Günümüz insanları farklı nedenler veya görsel kaygılardan ötürü dövme yaptırmayı seçiyor olsalar dahi, dövme tarihi çeşitli sebeplere ve kültürel etkileşime dayanır, sembolizmden beslenir. Sosyokültürel farklılıkların yansımaları, dövmeleri kendi içerisinde de bambaşka örnekler ile sergiler. Uzak doğu geleneklerinden, Hint mandalalarına, hapishane kültüründen, kabile sembollerine ve hatta şamanizme kadar dünyanın her coğrafyasında geniş bir yelpazeye sahiptir. İnsanoğlu var olduğu müddetçe dövmeler de varlıklarını sürdüreceklerdir.

Damgalılar, dövme antropolojisine ışık tuttukça gün yüzüne çıkan, büyüleyici ve farklı kültürleri bir araya toplar ve sanat tarihinin içine karıştırır. Klasizm, barok ve romantizmin ustalarından çıkma figürlere yepyeni kıyafetler biçen dövmelerle daha çarpıcı bir anlatım yakalamayı hedefler. Bilindik vücutlara, bilinmedik kültürleri damgalar ve ortaya alternatif hikayeler çıkarır. Sanat tarihinin uzayına gönderilen bu mekik, postmodern bir yaklaşımla dünü, bugünü, ve yarını sorgular.

Etiketler:

Kategori:Sergi

Ayşe Mıhçı ”Terennüm” Resim ve Heykel Sergisi

Ayşe Mıhçı, 13 Ocak - 6 Şubat 2016 tarihleri arasında ‘’Terennüm’’ isimli resim ve heykel sergisi ile Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

1987 yılında doğan sanatçı, Dumlupınar Üniversitesi Resim Bölümünde eğitim aldıktan sonra Yüksek Lisansını Gazi Üniversitesi Resim Bölümünde yapmıştır.

Genç Sanatçı, Dünya üzerinde resim ve heykel sanatını birlikte profesyonel olarak sürdüren nadir sanatçılardandır.

Kalbi yüzünde boyadan kahramanların oynadıkları kağıttan bahçelerin bekçiliğini yapan en az onlar kadar sevimli en az onlar kadar hüzünlü anneleridir kendileri.  Bayram sabahı en güzel giysilerini giyinip kuşanıp, evden kendilerini zor atan çocuklar gibi her biri, ellerinden çıkmayı beklerler sabırsızca. Nüfus kağıtları olmasa da isimleri olan, annelerinin çekingenliğinden nasibini alıp yine de dik dik bakışlarını esirgemeden kendilerince kafa tutuyorlar dünyaya.  İgor’un, Zilif’in Atlas’ın anneleri; onları günlük hayatlarını yaşarken fotoğraflayıp bir albüm oluşturuyor. Hayatın içinde anlamlandıramadığımız onlarca duygunun aslında ne anlama geldiğini onlar elbette söylemeyecekler bizlere en azından şimdilik ama yenilerini ekleyecekler bakışlarıyla.

Ön yargılarımız ve kalıplarımızdan arda kalanla o samimi o tam biz olan bizle tanışmaya istekli onlarca kahramanı bizlerle tanıştırıyor Ayşe. Ne de güzel yapıyor.

Dünyadaki güzel olan her şeyi sevebilen, kötü olan her şeyin de karşısında dikilebilen endişeli, sabırsız ve tüm sanat akımlarını ağdalı cümleleri de bilse en yalın, en anlaşılır şekilde şarkısını söylemeyi tercih ediyor bizlere küçük harflerle. İşte bu yüzden olsa gerek sergisinin adını da “Terennüm” koyuyor.

davetiye-kopya1

Etiketler:

Kategori:Sergi

Yeni Yıl Karma Sergisi

Derinlikler Sanat Merkezi, 16 Aralık 2015 - 9 Ocak 2016 tarihleri arasında ‘’Yeni Yıl Karma Sergisi’’ adıyla,  10 Sanatçıyı ağırlıyor.

Sergide; Avni Arbaş, Gözde Baykara, Şadan Bezeyiş, Tayfun Gülnar, Ümmet Karaca, Gamze Kuyumcu, Lars Oerskov, Fikret Öztürk, Güliz Korkmaz Tirkeş ve Berç Toroser’in işleri yer alıyor.

Sergi, Derinlikler Sanat Merkezi’nde 9 Ocak 2016 tarihine kadar görülebilir.

davetiye-kopya1

Etiketler: , , , , , , , , ,

Kategori:Sergi

Fatih Erol ”Akıl Oyunları” Resim Sergisi

Fatih Erol, ‘’Akıl Oyunları’’ isimli resim sergisi ile 19 Kasım - 12 Aralık 2015 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde.

e-davetiye


Oyun içinde oyun… Resim içinde resim: AKIL OYUNLARI

Sinemanın, edebiyatın, çizgi roman kahramanlarının, resim sanatının ustalarının eşlik ettiği, mizahla eleştirinin atbaşı gittiği rengarenk, nefes nefese bir yarış: Akıl Oyunları…  Fatih Erol’dan usta işi “satranç şöleni”yle resme yeni yorumlar getiriyor.

Her şey o tahtanın üstünde, karelerin arasında.

Şövalyelerin, kralların oyunu denir satranç için. Şah, vezir, kale, at, fil, asker… ordu/devlet aktörleri, güçleri vardır sahada. Ve oyun fazlasıyla hayatı andırır: Elinizdeki güçleri, deneyimleriniz, bilginiz,  kurallar doğrultusunda, karşı tarafın pozisyonunu ve olası hamlelerini gözeterek kullanma ilkesi geçerlidir her adımda.

Oyun sadece oyun değildir ve akıl, her zaman her şeye muktedir olamayabilir. Yine de biliyoruz ki, akıl, insani üretkenliğin ön koşuludur. Oyunu yaratan ilk atalarımızın gösterdiği gibi yaratıcılık, var oluşun göstergesidir  ve yaratıcılık, bütün oyunlarda farkı yaratan unsurdur.

Yaratıcılık, oyunun da, sanatın da ilk koşulu.

Satranç tahtası, hayatın espası olmasın sakın?

Yaratıcılık dolu yolculuk, seyir sizi bekliyor Akıl Oyunları’nda.

Fatih Erol; Kadıköy Maarif Koleji’nde (1979), İ.Ü. İktisat Fakültesi, İşletme ve Finans ana bilim dallarında (1983) eğitim gördü. Mezuniyet sonrası 2004 yılına dek, 20 yıl boyunca uluslararası yabancı kuruluşlarda finanstan sorumlu üst düzey yöneticilik yaptı.

Çocukluk yıllarından beri asıl tutkusu olan resim çalışmalarını 1987 – 1990 döneminde yetkin sanatçı ve eğitimciler gözetiminde sürdürdü. Sonrasında ise İstasyon Sanat Akademisi’nde Sabri Berkel başta olmak üzere yine Türk resim sanatının önde gelen ustalarından plastik sanatlara yönelik atölye ve uygulamaların yanı sıra kuramsal eğitim aldı.

Bu süreçte geliştirdiği desen ve teknik deneyimler ışığında resim çalışmalarını profesyonel iş yaşamı sırasında da kesintisiz sürdürdü. 2004’te aktif iş hayatını noktalayarak, o zamana dek sanat tarihi, felsefe gibi yan disiplinlerden edindiği ana etkilenmeler doğrultusunda “tam zamanlı ressam” olarak üretmeye yöneldi.

Bir dönem yurt dışında; K. Karastathis Stüdyosu’nda (New York, 2005-2009) çalışan sanatçı, halen İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Etiketler:

Kategori:Sergi

Lars Oerskov ‘’Emotional Circles / Evrensel Döngü’’ Resim Sergisi

yeni-coreldraw-x6-graphic789

Danimarkalı Sanatçı Lars Oerskov; Danimarka, İsveç, Amerika ve Hollanda’daki kişisel sergilerinde sonra yeni işlerinden oluşan bir seçki ile Türkiye’de.

Lars Oerskov ‘’Emotional Circles / Evrensel Döngü’’ ismini vermiş olduğu sergisi, 22 Ekim - 14 Kasım 2015 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde görülebilir.

Sergide sanatçının 2015 yılında ürettiği 14 adet eser yer almaktadır.

Sanatçının işlerinde eşsiz ve kişisel bir ifade tarzı vardır. Üslubu çok rahat bir şekilde fark edilebilir.

Etiketler: